Edip Yüksel: bir anne ile mektuplaşma

Mehdi Taslağı Adnan’nın Örümcek Ağına Takılan Çocuklarını Kurtarmak İçin Çaba Gösteren bir Anne ile Mektuplaşmam

26.02.2007
Merhaba Edip Bey,

Samimi yazınıza teşekkür ederim,

Size ailem hakkında kısaca bilgi vereyim. Ben … . Bir kızımız …. , onu’ da maalesef adnan a kaptırmış durumdayız yedi sene oldu,altı senedir uğraş veriyoruz. Önceleri çocuğumuzu kaybetmemek adına açıkca ortaya çıkamadık.ama artık dayanacak gücümüz kalmadığından açıkca ortaya çıkıp mücadelemizi yapıyoruz. Biz aileler mahkemeye çıktık ifademizi verdik diye akla hayale gelmeyen tamamı iftiraya dayalı hemde bizleri kendi çocuklarımızla bir silah gibi vurmaya başladı adnan iftira da sınır tanımıyor ,nekadar pis fikirleri varsa çocuklarımıza söyletiyor.ama gözardı ettiği bir şey var ki,<şuanda hayatının hatasını yapıyor. çünkü> biz ana-Babayız atılan iftiralara hiç kimse inanmıyor. Biz Aileler mahkemeden çıkarken Oktar Babuna nın annesinin önüne atlayıp ,nekadar iftira ve gerçek dışı ,akıl almaz konuşmaları ,bizleri nekadar yaralarsa yaralasın hepsine göğüs gerdik ve yolumuza devam ediyoruz .Başta Prof.Dr.Cevat Babuna ve eşi Semin hanım,biz,bizden başka beş altı aile var. Bizler kesin kararlıyız,çocuklarımızı alana kadar ALLAH izin verirse,adnan I deliğe tıktırmaya kararlıyız.

Bizler bugünlerde adnan’ın azmettirici olduğunu ve ondan şikayetci olduğumuzu bu konudaki dilekcelerimizi hazıladık.

Siz adnan ı çok iyi tanıyorsunuz,bizlere önemli bilgiler verebilirsiniz.Nasıl muvaffak olabileceğimiz konusunda yardım edebilirsiniz.

Websitesi hazırlamak isteyen arkadaşlarla tanışabilirim. yeter ki meczup u yere çakacak bilgilere ulaşabilelim. Bu mücadelemiz gerçek Müslüman ve Türk çocuklarını kurtaracak .

Bu arada Semin hanım ın ricası; Oktar Babuna ile konuşma imkanı bulursanız, ona nasihat etmeniz,gerçekleri anlatıp, fikrini değiştirmesine yardımcı olmanız.

Sevgi ve Selamlarımızla,

Bir Anne

++

Merhaba ….. hanım:

Egolarını putlaştıran ve insanları SADECE Yaratıcılarına teslim olan özgür insanlar olmaktan çıkarıp kendilerine teslim olan müritler ve köleler haline dönüştüren ve bunu kutsalları ve dini kavramları kullanarak, beyinleri yıkayarak gerçekleştiren sahtekarlardan biridir bu adam.

Dinadamlarının, hocaların, mollaların ve şeyhlerin yaptıklarını görünce şahsen “din” kelimesini bile olumlu bir bağlamda kullanmakta tereddüt ediyorum… Gerçi bir ara Adnan ile yollarımız buluştu ama hem niyet, hem tavır, hem zihniyet olarak birbirimize zıt idik. Bunun farkına varır varmaz onunla ilişkimi kestiydim nitekim.

Size şunu önerebilirim:

Ben yirmi yıldır bu adama bulaşmamaya çalıştım. Nitekim bu adam hakkında geçen yıla kadar kamuya açık bir tek kelime yazmadım. Ne var ki geçen sene, İnglizce konuşan dünyadan onun hakkında bana sorular yönelten mektupların ve telefonların sayısı artınca onun hakkında bildiklerimi paylaşmaya karar verdim ve “Harun Yahya veya Adnan Oktar: Beklenen Mehdi?” başlıklı makaleyi yazdım.

Makalenin uyandırdığı yankıdan dolayı uykusu kaçan Adnan vakit geçirmeden Türk mahkemelerini kullanarak bir hayli popüler olan www.19.org sitesini Türkiyeli ziyaretçilere kapattı. Avukat tuttum, ama mahkeme kararını tersine çevirmesine rağmen başka Adnan başka mahkemelerde aynı konuda tekrar dava açarak ve hatta telekom’dan adam ayarlayarak siteyi Türkiyeli ziyaretçilere kapalı tutmaya çalıştı ve hala çalışıyor. Dahası, Amerika’daki sitemin serverine bile mahkeme kararını gönderip siteyi tümüyle kapamaya çalıştı. Ne var ki, Türkiye’de öttürdüğü düdüğü burada sökmedi; siteyi yayınlayan şirketin sahibiyle telefonla konuşup Amerikan yasalarını anımsatmam yetti.

Madem durum böyle. İlk kez aklıma gelen bir öneride bulunacağım: Adnan’nın karşısına beni çıkarmak için bir kampanya açabilirsiniz. Karşıma çıksa da çıkmasa da kendisi aleyhinde olacaktır. Şöyleki:

1. Ben gerek Türkiye’de ve gerekse inglizce konuşan dünyada az çok tanınan bir insanım. Ancak düşmanlarım bile dürüstlüğümü ve mertliğimi teslim eder. Televizyonda bana iftira etmeye kalkan bir molla aynı programda o iftirayı hemen yutup özür dilemek zorunda kalmıştı. Ben din satarak para kazanmıyorum. Din konusunda yayınlanan kitaplarımdan telif ücreti bile almıyorum. Benimle dini konularda yazışan insanlara bana “hoca” ve “abi” diye hitap etmemelerini sadece ilk ismimle hitap etmelerini rica ederek dinsel hiyerarşiye ve sömürüye karşı olan allerjimi gösteriyorum. Yani benim alnım ak ve gizli saklım yok. Benim ne kaybedecek param ne de kaçıracak müritlerim var. Ben dinimi sadece Allah’a özgüleyen biriyim. Adnan’ın şantaj mantaj tehdidinden çekinmiyorum. Bu adam alavare ve dalavere ile 19.org sitesini kapattırmakla bana şahsen ve resmen de savaş ilan etti ve kendisine haddini bildirmek istiyorum.

2. Bu adamın hem dinsel hem bilimsel konularda zır cahil olduğunu ve müritlerinin hazırladığı kitaplara imza attığını kesin olarak isbat edebilirim. Bu adamın tek yeteneğinin insan kullanma ve kandırma olduğunu tüm dünyaya isbat edebilirim.

3. Bu adamla daha önce olan ilişkim ve onunla yaptığım konuşmanın kaydı onun içyüzünü ortaya koymak için deliller sağlamaktadır. Bu adam şimdi Sunni dünyayı kandırıyor. Dünyanın birçok ülkesinde “büyük bir alim” olarak lanse ediliyor. Onun Makyevalist karakterini Sunni dünyaya da teşhir edebilirim.

4. Oktar Babuna’nın bana cevap olarak birkaç gün önce gönderdiği mektup Adnan’ın beni yumuşatmak istediğini gösteriyor. Kendisi hakkında yazdıklarıma karşı verdiği ikiyüzlü cevap onun benden ne derece çekindiğini ortaya koyuyor:

——————————–

EDİP: Merhaba Oktar,Eğer iddia ettiğin gibi gerçekten adalet ve hakikat için babanın
intihallerine dünyaya ilan ediyorsan senin imanına ve adalet anlayışına
meydan okuyorum.Adnan’a ait olduğunu sandığın KONU BAŞLIKLARI tümüyle benim 1983-1986
yıllarında yayımlanan Kuran En Büyük Mucize adlı kitabımdan aparmadır.
Hodri meydan.
Babanın intihaline karşı gösterdiğin hassasiyeti bakalım şeyhine ve
mehdine karşı gösterebilecek misin?

OKTAR BABUNA: Doğru söylüyorsunuz. Bu Kuran’ın ışığından istifade etmektir. Kendisi de
sizin için “ondan çok istifade ettik, başarımıza çok büyük vesile oldu”
diyor zaten. O yönde sürekli Allah’a şükrediyor. “Ama daha da yeni
şeyler geliştirsin, biz de kendisinden daha da istifade edelim” diyor.

————————————–

5. Dün ve bugün Fransadan bir televizyon kanalı beni Adnan ile ilgili olarak aradı. Demek ki bu şarlatan Avrupa’ya bile uzanabilecek güce sahip olmuş. Benim inandığım değerleri suistimal eden ve tüm bunları “Mehdi”liğini ilan edeceği zamana yatırım amacıyla yapan bu megalomanyağa artık dur demeliyiz.

Bu yüzden dilerseniz medya yoluyla bir çağrıda bulunabilirsiniz: Adnan kendisi hakkında yapılan iddiaların iftira olduğunu ileri sürüyorsa onun bir şarlatan ve sahtekar olduğunu ilan eden Edip Yüksel ile birlikte bir TV kanalında canlı yayına çıksın. Adanı’ın çıplak bir kral olduğunu tüm müritleri ve Türkiye halkı önünde sergileyecek gerçeklere ve tartışma gücüne sahibim.

Karşıma çıkarsa, Allah’ın izniyle Adnan efsanesi tüm dünyada yıkılacaktır. Karşıma çıkmasa da meydan okumama rağmen karşıma çıkamıyan bir şerefsiz ve korkak olarak yaşamaya mahkum olacaktır.

………..

Selam ve sevgilerimle,
Edip

Yorum Yapın